Giriş
(3)

Hobi olarak matematikle ilgilenmek istiyorum nerden başlamalı?

modern tipin butun imkanlari
Hukuk öğrencisiyim fakat son zamanlarda fizik ve matematik de ilgimi çekiyor ne yapmalı nerden başlamalıyım? Yoksa dil öğrenmek daha mı mantıklı bilemiyorum.
Hukuk öğrencisiyim fakat son zamanlarda fizik ve matematik de ilgimi çekiyor ne yapmalı nerden başlamalıyım? Yoksa dil öğrenmek daha mı mantıklı bilemiyorum.
0
modern tipin butun imkanlari
(09.09.18)
İleride yine hukukla alakalı bir is yapmak istiyorsanız dil bilmek tabi ki daha mantıklı. Aslında matematik ve fizikten devam etseniz bile işinize yarayacak dil öğrenmek.
Matematik Köyü var Şirince'de, Ali Nesin'in ilgilendiği. Yaz aylarında boş vakit bulabilirseniz oradaki derslere katılabilirsiniz ama içeriği hakkında hiçbir fikrim yok.
Yine bir matematik test kitabı alıp arada çözmek bile kafanızın içini boşaltır. Ya da olimpiyat sorularına vs bakarsınız.
Fizik hakkında bir fikrim yok maalesef oldum olası sevmedim :/
0
black holes in the sky
(09.09.18)
Tarihte kendisi hukukçu iken sayılar teorisine damga vurmuş "Pierre de Fermat" ın hayatını okumakla işe başlayabilirsin. Matematikte ilerlemek için (özgün birşeyler ortaya koymak) odaklanmak sadece onunla yatıp kalkmak gerek. Profesörler dahi sadece alanlarına hakimler alanları dışına çıktıklarında onlar da birer bilgisiz bireyler olarak anılırlar. Bu sebeple bir dal saçip o alandaki çalışmalarla ilgilenmeli/incelemelisin. Bu çileli yolda kutlu başarılar dilerim.
0
creedwar
(09.09.18)
Ali Nesin in kitaplarını alarak başlayabilirsin. yine youtube da ali nesin in ders videoları bulunmakta, özellikle matematik köyünde çekilmiş videolar.
0
issiz karga
(09.09.18)
(6)

Hobi önerisi

lady andromeda
Merhabalar, ben sürekli evden işe işten eve gitmekten çok sıkıldım.Gerçekten kafayı yiyecek gibi oluyorum bazen.Bir ara aikido düşündüm emin olamadım.Sonra latin dansları düşündüm ona da eşli gitmek gerekiyor.Uzun süreli bir hobim olsun 3-5 ayda bırakmayayım ömür boyu tutkum olsun istiyorum. Bir bir
Merhabalar, ben sürekli evden işe işten eve gitmekten çok sıkıldım.Gerçekten kafayı yiyecek gibi oluyorum bazen.Bir ara aikido düşündüm emin olamadım.Sonra latin dansları düşündüm ona da eşli gitmek gerekiyor.Uzun süreli bir hobim olsun 3-5 ayda bırakmayayım ömür boyu tutkum olsun istiyorum. Bir biriyle alakasız bir kaç kişi bana sürekli sen seslendirme yapmalısın sesini çok değişik kullanabiliyorsun dedi.Sonra bununla ilgili kurs araştırdım ama bu öyle hobi gibi yapılabilecek bir şey değil anladığım kadarıyla .Siz ne önerirsiniz. Lütfen yardım edin . Şimdiden teşekkür ediyorum .
0
lady andromeda
(07.09.18)
Dansa eşli gitmene gerek yok. Çoğu kişi tek gidiyor ve bi sürü arkadaşın oluyor.
0
isimmisimyok
(07.09.18)
Zumba, balıkçılık, yapboz, hat, enstrüman öğrenip çalmak. teleskop alıp yaz aylarında kampa gidip açık gökyüzünü izleyebilirsiniz. Photoshop CS serisini öğrenip behance gibi platformlara koyduğunuzda tek seferlik iş teklifi bile gelebilir. Dünya mutfaklarına merak sarıp yemek yapabilirsiniz sonuçta aynı zamanda yapmak zorunda olduğunuz bir şey bu.
0
black holes in the sky
(07.09.18)
Kesinlikle dansa git. Dans insalığın çıkışıyla denktir. Yani insanlığın ilk uğraşısı (İngilizce hobby) denilebilir.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(07.09.18)
statik model düşünmez misiniz?
0
unique hint kumasi
(07.09.18)
Statik model nedir hiç duymadım :)
0
🌸lady andromeda
(08.09.18)
masa tenisi. tüm arkadaşlarıma öneriyorum. kulüplerde çok farklı insanlarla tanışıyorsunuz. emekli albaydan, üniversite öğrencisine, öğretmenden hippiye. sürekli kendinizi geliştirebileceğiniz bir alan. pahalı değil. orta sınıf bir raket, ayakkabı ve masa kiralamak dışında hiçbir masrafı yok. ki bunlar bedava sayılır aslında. zamanla bölgesel turnuvalara katılıp çevrenizi ve kendinizi de geliştirirsiniz. masa tenisi vücudu çalıştırırken beyni dinlendiriyor. bu açıdan çok faydasını gördüm.

mekaniğe eliniz yatkınsa bozulmuş analog cihazlar alıp tamir etmeyi deneyebilir koleksiyon yapabilirsiniz. analog radyo, saat, fotoğraf makinesi vs. youtube'da murat şen var mesela. videolarını izlerseniz ne demek istediğimi daha rahat anlarsınız. bu da bedava sayılabilecek bir uğraş.

enstrüman çalmak da sizi rahatlatır. hayatınızı heyecanlı bir hale getirir. ama tabii belli bir süre yani.

ben bu sıralar savaş tarihi üzerine okumalar yapıp not alıyorum. ikinci dünya savaşı hakkındaki kitapları alıp not üzerinden gidip harita üzerinde çalışmak gibi uzun ve yorucu bir planım var. olayların ve hamlelerin farklı olması durumunda ne olabileceği hakkında düşünüyorum. konu ve olay çok. ömrüm boyunca sıkılmazsam devam ederim sanırım.
0
mind mischief
(08.09.18)
(16)

Ekşi sözlüğün durumuna üzülüyor musunuz ?

biravekahve
Ben, gerçekten sevdiğim bir alanı kaybettiğim için üzülüyorum. Yıllardır her gün, birden fazla kez ekşi sözlüğe girer, gündemi takip eder,başlıkları gözden geçirip hem farklı görüşlerle hemhal olurdum hem de eğlenirdim. Şimdilerde ise çok spesifik bir şeye bakmayacaksam ( izleyeceğim film, okuyacağı
Ben, gerçekten sevdiğim bir alanı kaybettiğim için üzülüyorum. Yıllardır her gün, birden fazla kez ekşi sözlüğe girer, gündemi takip eder,başlıkları gözden geçirip hem farklı görüşlerle hemhal olurdum hem de eğlenirdim. Şimdilerde ise çok spesifik bir şeye bakmayacaksam ( izleyeceğim film, okuyacağım kitap hakkında yorumlar) girmemeyi tercih ediyorum. Baktığım başlıkların çoğunda yazan entryler ise eski tarihli zaten.

Bazen çok canım sıkılıyor bir göz gezdireyim diyorum, mesela bir bakıyorum başlıkta soru var, bu nasıl oluyor ? Veya hiçbir manası olmayan lümpence,anlamsız,aşağılayıcı başlıklar. Format konusuna girmek bile istemiyorum. Başlığı tıklıyorum kişi entry olarak yalnızca küfür yazmış. Hadi tanımı geçtim küfür ya küfür,anlamsız ve birbirinin tekrarı yavan espriler. Benim vakit geçirdiğim zamanlar çok eski tarihler değil aşağı yukarı 2012-2015 arası dönemdi o zamanda bu sohbetler vardı ama sanki bu kadar değildi.

Şunu anlayabiliyorum: artık her şey tık sayısına,getirilen paraya bağlı. Bundan dolayı artık içeride ne olduğuyla kimse ilgilenmiyor. Bu iş her zaman parayla ilintiliydi ama eskiden bu kadar yoğun hissedilmiyordu. Ben vakit geçirmeyi çok sevdiğim bir alanı kaybetmekten dolayı çok üzgünüm, sizler neler hissediyorsunuz ?
0
biravekahve
(06.09.18)
Üzülmüyorum, kalitesiz bulduklarımı engelliyorum. Halen gündemi takip edebiliyorum bu sayede.
0
a darkness coming
(06.09.18)
Çok afedersin de sahipleri düşünmüyorken benim hiç şeyimde değil.

Twitter'dan devam ediyorum, eski sözlükçüler de var oralarda.
0
chicha
(06.09.18)
üzülmüyorum. umrumda da değil.
0
sutlu nescafe
(06.09.18)
Ekşi sözlüğün durumu değil de bazı şeylerden eski tadı alamadığına üzülüyo insan
0
Delay Fuze
(06.09.18)
zerre kadar üzülmüyorum. buranın sahibi bunu seçmişken ben neden üzüleyim?

sen 2012 yılı diyorsun. ben 2003'ten beri takip ediyorum. süper ötesi bir siteydi o sıralar. ekşi sözlük'ü sevdiğim kadar hiçbir siteyi sevmedim. hâlâ da en çok ziyaret ettiğim sitedir. buraya yazdığım bazı entrylerin oradan oraya sekerek türkiye gündemine ulaştığı oldu. birçok insana ulaşabildiğm için önemsiyorum.

uyuz olduğum tek nokta bu kadar zaman içinde ekşi sözlük'e alternatif bir mecranın çıkmamış olması. bunun illa sözlük olması da gerekmiyor. güçlü bir alternatif olsaydı bu kadar salmazlardı diye düşünüyorum.
0
tabudeviren
(07.09.18)
Evet, üzülüyorum. Profil çok değişti. Eskisi kadar girip bakasım gelmiyor. Okudukça sinirlerim zıplıyor çünkü.

Dediğin gibi kitap ve film hakkında yorumları merak ettiğimde bakıyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(07.09.18)
uzulmekten ziyade sinirleniyorum. bu kadar cahil, niteliksiz, beyinsiz sacmaliga maruz kalmayi sevmiyorum. onun disinda eksi'ye ne olursa olsun beni ilgilendirmez. sahibi kendi istedigi sekilde idare edebilir sonucta, layik gordukleri buysa ben dusunecek degilim.
0
der meister
(07.09.18)
Ben 2003’ten beri takip ediyorum. Ta 2005-2006’da miğferdibi alımlarından beri sözlük bozdu geyiği döner. Belki daha öncesinde de dönmüştür. 2008’de sabırtaşı alımında da aynısı olmuştu. Kadınlar günü alımında da. Ondan dolayı yakın bir zaman aralığı verip ya o ara çok iyiydi sonra bozdu denmesi bana komik geliyor. zamanın insanı neyse sözlük de öyle oluyor. Burası kâr amaçlı bir site. Kaliteli içeriğin ödüllendirildiği bir yer değil. Ondan böyle şeyleri çok umursamamak lazım. Kaliteli içerik istiyorsanız the new york times okuyun. Britannica okuyun. Yök’ün tez arşivinde takılın. Makale araştırın. Geyik sitesinden ne bekliyorsunuz anlamıyorum ki.
0
i ve been mistreated
(07.09.18)
üzülecek bir şey görmüyorum hatta zamana iyi ayak uydurduğunu düşünüyorum.
0
rotten head
(07.09.18)
Haftasonları hiç çekilmiyor sözlük. Rahat iki bine yakın entry giriliyor maç başlıklarına. Öyle analiz falan da yok, bakınız verip ahahaha yazdığında laf soktuğunu zanneden ayrı, koyduk mu diyen ayrı, ana bacı söven ayrı. Karius'un kız düşürme çabalarına gösterilen ilgi çoğu şeye gösterilmiyor.
Debe'yi kaldırdılar da noldu, kalite mı yükseldi? Bir bakıma onun kaldırılması da Ekşi Şeyler'e hazırlıkmış. Sosyal medyada gördüğüm Ekşi Şeyler paylaşımlarından daha çok bilgi ediyorum artık ki bazıları çoktan okuduğum entryler oluyor.

Bunların dışında trollük yaptığını zannedenler, siyasi bir başlığın altına (bknz: svihs) yazıp favori toplamaya çalışanlar. Zannetmiyorum zaten birden fazla paragrafa sahip olan entryler okunsun.

Ve evet, sahipleri üzülmüyorken hatta sefasını sürerken ben niye üzüleyim? Entrylerini silip giden yazarlar için üzülüyorum ayrı konu ama sevdiğim bir yazarın entrylerini okumak daha mantıklı geliyor artık bana. Çöp olmadığını biliyorum en azından. Ben daha çok okumak için takılıyorum sözlükte zaten, yazar olduğumu bile günler sonra fark etmiştim.
0
black holes in the sky
(07.09.18)
Eskiden bir şeyi merak edip googlellarken sonuna ekşi yazıp aratırdım direkt ama artık o kadar yanıltıcı ve zararlı bilgiler barındırıyor ki sözlük kesinlikle girmiyorum. O kadar kötü niyetli tipler var ki nefes alma amacı farklı bir şey gördüğü zaman “dur ekşiye gireyim de hakaret edeyim madem” olan insan dolu. Ekşi benim gözümde sallamasyon bilgi ve hakaretten ibaret başka bir şey değil. Millet de girip okuyor yalan yanlış. Yazık ya gerçekten.
0
fırt
(07.09.18)
çok uzun zaman önce yaşamıştım o üzgünlüğü, artık sözlük benim için sadece bilgi almak istediğin ürün, kişi, bölge için kullandığım bir site.
0
hopp
(07.09.18)
teee dutluk zamanlarından beri takip ederim.

üzüldüğüm şey ekşinin hali değil, ülkenin hali. ekşinin de olacağı buydu , o yüzden normal kendi içinde.
0
niye ama
(07.09.18)
kendime daha çok üzülüyorum
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.09.18)
evet. ama burayı istila etmediler bence tamamen.
0
lampetia
(07.09.18)
inci sözlükten farkı yok. çok üzücü.
0
mikahakkinen
(07.09.18)
(15)

Günlük tutuyor musunuz?

Leonardo~Da~Vinci
En son lisedeyken birakmistim. Su an tekrar baslayasim geldi. Siz tutuyor musunuz?Ek olarak, sizce günlük tutuluyorsa neden tutulmali veya tutulmuyorsa neden tutulmamali? Neden tutmuyorsunuz degil soru, neden tutulmamali?
En son lisedeyken birakmistim. Su an tekrar baslayasim geldi. Siz tutuyor musunuz?

Ek olarak, sizce günlük tutuluyorsa neden tutulmali veya tutulmuyorsa neden tutulmamali? Neden tutmuyorsunuz degil soru, neden tutulmamali?
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.09.18)
0
datnet
(06.09.18)
Bazen insan 1 hafta önce yazdığı bir şeye bakıp "Lan ne kadar saçma yazmışım" diyebiliyor, 10 sene önce yazılan bir şeyi okumak daha utanç verici olabilir, o nedenle günlük tutulmamalı diye düşünüyorum ben.
0
angelus
(06.09.18)
Tutuyorum. Ama günü gününe değil canım isteyince yazıyorum. Hatta uzanip deftere bakinca 2018 de şimdiye kadar sadece 3 gün yazmışım. 2017' de ise 15 gün yazmışım. Yazma konusunda git gide köreldiğimi fark etmiştim zaten ama bu şekilde görmek garip oldu.
Ek
"sizce günlük tutuluyorsa neden tutulmali?"
El cevap
Zamana karşı kendini ve dusuncelerini unutmamak, kayıt altina almak için. Bazen kendi düşünsel evrimimi görmek komik olduğu kadar düşündürüyor. Geri dönüp okumak zevkli oluyor bazen.
0
Amaranta ursula
(06.09.18)
Geçmişteki yaşantımı hatırlamak, o günlerde hissettiklerimi, bugünle karşılaştırmak adına tutmak isterdim. Fakat anladım ki yazacağım şeyler hep benzerce olacak. Hayatım boyunca, yıllarca aynı konular,kişiler,sorunlar çevresinde dönüp durdum. Farklı hisler,düşünceler,olaylar yazmak için günlüğe değil yıllığa ihtiyacım var sanırım.
0
biravekahve
(06.09.18)
Günlük tutmuyorum fakat duygularımı yazıyorum ara sıra bir deftere. Dönüp baktığımda o gün yaşadığım olayları değil de hissettiklerimi okumak daha çok hoşuma gidiyor.

Bence tutulmalı, bir şeyler yazabilmek, özellikle günlük gibi yazılarda, yaşanılanları yahut hissedilenleri somut olarak görebilmeye imkan sağlıyor.
0
noraliya
(06.09.18)
Tutuyorum. Gunluk gibi degil de, aglama duvari gibi daha cok gerci. Insan unutan bir varlik, bu yuzden tutuyorum acikcasi en birinci sebep. Eskiden yazdigim seyleri okumak cogu zaman hosuma gidiyor. Bir zamanlar neler hissettigimi, neler dusundugumu gormek ve bundan tabiri caizse analizler yapmak guzel bir sey bence. 2018'de cok az yazdim. Simdi baktim 48 sayfa sadece. 2017'de 100-150 sayfa vardir. Ic bosaltmak icin de ideal bir sey bu arada. Ne zaman kendimi kotu hissetsem hemen defterime kosarim. Hatta ara ara sayfalarda "Hep mutsuzken yaziyorum, bugun de mutlu bir seyler yazayim da geri donup baktigimda hep mutsuz oldugumu sanmayayim." yazmisligim var. Oyle iste.
0
yuzır
(06.09.18)
angelus +1
0
pati
(06.09.18)
Günlük gibi değil ama her zaman yazmak istediğim zaman elime aldığım bir defter olur. Tarih de atarım ama günlük mantığıyla yaklaşmıyorum. Evet insan birkaç gün önce yaşadığı şeylere bakınca bile utanabiliyor ama yıllar sonra baktığınız zaman ne yaşadığınızın ve ne hissettiğinizin muhasebesini daha sakin bir kafayla yapabiliyorsunuz.

Olay "Sevgili Günlük," muhabbeti değil ama yazmak bence insanın içini rahatlatan bir şey. Liseden beri yazdığım yazıları biriktiriyorum ve okuduğum zaman iyi hissediyorum. İlla bir deftere bile ihtiyacınız yok. bilgisayarınızdan ya da telefonunuzdan yazıp Drive ya da mailinize ekleyebilirsiniz. Sonuçta sadece siz okuyacaksınız, kendinizle baş başa olduğunuz bir yer.
0
black holes in the sky
(06.09.18)
hayır.
0
sutlu nescafe
(06.09.18)
psikolojim çok bozuk. düzeltmek için tutuyorum.
0
vatan ayini
(07.09.18)
insan neden kendisinden, yaşadıklarından utansın ki? tam da bu sebeple yazılmalı. okumayı söktüğüm yaştan beri yazıyorum.
0
nice tnetennba
(07.09.18)
konuya ek olarak günlük tutanların cinsiyeti nedir? erkeklerin uğraşacaklarını zannetmiyorum.
0
sutlu nescafe
(07.09.18)
ilk ilkokulda başladım 2001 de sanırım.. o dönem 3 4 yıl tuttum. her gün olmasa da sık yazdım, ajandam tümden doluydu.
üniversitede dönem dönem tuttum ama bu sefer ajandam dolmadı.

tutmanın faydası kendindeki, lisanındaki, duygularındaki değişimi görebilmen. insan çocukluğunu izliyor gibi oluyor. ve unuttuğum o kadar şey var ki. yaşadığım çoğu şeyi hatırlamıyorum ne yazık ki.

ek: cinsiyetim kadın.
0
damla sakızlı dondurma
(07.09.18)
lisede ve ortaokulda ısrar eden hocalar vardı. ısrarları ve telkinleriyle bir süre tutmuştum ama uzun sürmedi.

başından önemli olaylar geçen ve önemli devlet görevlerinde, gazetecelikte, sporculukta vs. bulunan anılarını yazması, hatta kitap haline getirmesi taraftarıyım ama öyle her gün günlük tutarak değil.

günlük deyince bana ergenlikte yapılan bir iş gibi geliyor, bu yaştan sonra günlük münlük tutmam.

kısacası önemli görülen anıları yazmaya evet ama önemli - önemsiz sıradan, günlük olayları her gün her gün yazmaya hayır.
0
Neill
(07.09.18)
Oyle bir luksum yok. O kadar bol zamanim yok.
0
stavro
(07.09.18)
(6)

diksiyon sıkıntısı

semaforo de medianoche
bi çok kelimede e harfini uzatarak söylüyorum istemsiz şekilde, daha doğrusu söylüyomuşum ben farketmiyorum. bu da haliyle kulak tırmalıyor. zengin, elbise gibi kelimeleri ağzımdan çıkarmadan önce 2 kere düşünüyorum eş anlamlılarını kullanmaya çalışıyorum falan. şunu sorucaktım diksiyon kursuna para
bi çok kelimede e harfini uzatarak söylüyorum istemsiz şekilde, daha doğrusu söylüyomuşum ben farketmiyorum. bu da haliyle kulak tırmalıyor. zengin, elbise gibi kelimeleri ağzımdan çıkarmadan önce 2 kere düşünüyorum eş anlamlılarını kullanmaya çalışıyorum falan. şunu sorucaktım diksiyon kursuna para bayılmadan evde kendi kendime aşabilir miyim bu sorunu yol gösterebilicek biri var mı?
0
semaforo de medianoche
(06.09.18)
Valla bende de 50..59 arası sıkıntı var. Tavsiyelere açığım
0
vatan ayini
(06.09.18)
Youtube'da illa ki diksiyonla ilgili videolar bulursunuz. Kursta ogreneceklerinizi video izleyerek de ogrenebilirsiniz bence.
0
siyah noktali film
(06.09.18)
Merhaba. Ben de gittim diksiyon kursuna bir faydasını görmedim. Hala aynı ben. Gören olduğunu da düşünmüyorum. YouTube'da bir çok hoca var, Nisan Kumru tavsiyem. Sesli kitap dinleyebilirsiniz, birçok açıdan faydası olur. Sözlükte diksiyona alakalı bir entrym var, bakabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(06.09.18)
Merhaba. Emin Baykırkık'tan bizzat diksiyon eğitimi almıştım zamanında. Eğitim boyunca odaklandığımız en temel iki olay vardı. Birincisi diyafram egzersizleri, ikincisi de tekerleme okumak. Çoğu spiker tekerleme okuyarak çalışıyormuş yayın öncesi, bunu yine şahsen tanıştığım haber ve spor spikerleri söylemişti.

E harfini okurken dikkat etmen gereken, kelime içindeki harfin açık e mi yoksa kapalı e mi olduğunu bilmen. Önce açık ve kapalı e harfinin farkını öğrenip, iyice kavrarsan bu sorunu daha kolay aşarsın diye düşünüyorum.

Diksiyon kursuna imkanın varsa gitmen güzel olur, sadece e'yi değil bütün konuşmanı daha hoş ve akıcı bir hale getiriyor, ben çok faydasını gördüm. Çalışırken etrafında hatanı görüp uyaran ve düzelten birileri olursa daha hızlı gelişme kaydedersin.

Lakin kurs şart değil. Üstteki yazar arkadaşların da belirttiği gibi youtube'da çok fazla eğitim videosu bulabilirsin. Sesli makale ya da kitap dinleyerek kulak aşinalığı oluşturabilirsin (ingilizce öğrenmek gibi düşün). Sesli kitap okuyarak ve sesini kaydedip dinleyebilirsin.

Kurstan ya da youtube videolarından alacağın verim tamamen seninle alakalıdır. Fırsatın varsa her iki yolu da denemeni tavsiye ediyorum.
0
noraliya
(06.09.18)
İsmek?
0
leo1905
(06.09.18)
teşekkürler cevaplar için. bu arada konuşmam bu zengin, elbise gibi kelimelerdeki e harfleri hariç gayet düzgündür, sesim de çok beğenilir karizmatik bi konuşmam olduğu söylenir ama niyeyse bu e harfinde bi sorunum oluyor. bu sıkıntıma rağmen sesim en beğenilen özelliklerimden biri, bu e sıkıntısını da aşarsam çok öne çıkabilicek bi konuşmam olduğunu düşündüğüm için üstüne düşücem şu sıralar. youtube'da vs. bi şeyler bulabileceğimi biliyorum ama ben şuna bakmıştım zamanında gayet iyi gibi tavsiye verebilen olursa çok güzel olur, kötü videolarla, kaynaklarla zaman kaybetmemek adına.
0
🌸semaforo de medianoche
(06.09.18)
(7)

Stefan Zweig

tedirgin insan
Hangi kitabı okusam bu yazardan? Öneriniz nedir? Cevaplar için teşekkürler.
Hangi kitabı okusam bu yazardan? Öneriniz nedir? Cevaplar için teşekkürler.
0
tedirgin insan
(06.09.18)
Santranc ya da amok koşucusu
0
all girls dream
(06.09.18)
Olağanüstü Bir Gece. Vicdan Zorbalığa Karşı. Biyografiye meraklıysanız biyografi kitaplarına da bakabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(06.09.18)
Yakıcı sır
0
mutlusismankedi2015
(06.09.18)
Satranç +1
0
piranase
(06.09.18)
Amok Koşucusu ile başlayabilrsiniz
0
suicides underground
(06.09.18)
Satranç güzeldi.
0
bos gezenin bos ustasi
(06.09.18)
Cogunlukla Acimak diye bilinen ama sanirim baska adlarla da cevirisinin bulundugu Ungeduld des Herzens kitabini tavsiye ederim.
0
kuju
(06.09.18)
(7)

Kuru kayısı nasıl saklanır

rentts
Malatyadan 2 kilo geldi bez torbada duruyor ama nasıl saklöamalı bunu?Buzdolabı nemlendirir bozulur diyolar.Google a da sordum ama bulamadım tatmin edici bi yanıt
Malatyadan 2 kilo geldi bez torbada duruyor ama nasıl saklöamalı bunu?
Buzdolabı nemlendirir bozulur diyolar.
Google a da sordum ama bulamadım tatmin edici bi yanıt
0
rentts
(06.09.18)
Buzdolabı nemlendirmez, bozmaz. Buzdolabında saklayabilirsiniz.

Ama bez torbada olmasın. Kapaklı saklama kabına koyun.
0
maydanoz sararır nane kararır
(06.09.18)
saklama kabina koy, serin bir yerde sakla. buzdolabina gerek yok.
0
baldur2
(06.09.18)
buzdolabında kururlar. oda sıcaklığında olacak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.09.18)
saklama kabına koy ve buzdolabında sakla. eğer yiyeceğin zaman kurumuşsa, yiyeceğin kadarını çıkar su ile yıka sonra buzdolabı poşetine koyup ağzını bağla bir kaç saat beklesin, çıkardığında pamuk gibi olur afiyetle yersin.
0
kraldan cok kralci
(06.09.18)
annem balkonda saklıyor. hiç buzdolabına konduğunu görmedim.
0
elorelia
(06.09.18)
bezle dolapta saklayın kükürtlüde olsa gün kurusu da olsa kurt yapabiliyor, yemeden bir kaç saat önce çıkartırsanız yumuşar doğal halini alır zaten. istanbul çok nemli bezde de olsa dışarda olmuyor
0
eja
(06.09.18)
Daha geçen kuruyemişçiden dinledim; kuru kayısıyı ve cevizi kavanoza koy, sonra da buzdolabının kapağında beklesin hiçbir şey olmaz dedi.
0
black holes in the sky
(06.09.18)
(13)

Okuyacağınız kitapları neye göre seçiyorsunuz?

levent bilgen
Okuyacağınız kitabı tercih ederken baskın öncelikleriniz neler oluyor? Haftada ortalama kaç saat okuduğunuzu da eklerseniz daha açıklayıcı olur.
Okuyacağınız kitabı tercih ederken baskın öncelikleriniz neler oluyor? Haftada ortalama kaç saat okuduğunuzu da eklerseniz daha açıklayıcı olur.
0
levent bilgen
(05.09.18)
Nelerden hoşlanıyorsam o tür kitaplar seçerim mesela bilim kurgu ya da fantastik türleri diğer taraftan kişisel gelişim kitapları. Hiç aşk romanı okumuşluğum yoktur mesela ama bir başkasının şiddetle önerdiği bir kitapsa alır okurum.
0
solo
(05.09.18)
Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap'tan bir liste yapmıştım. Oradan devam ediyorum.
Arkadaşlarla sohbetlerde adı geçen, beğeni topladığı söylenen kitaplar oluyor.
Tarihle ilgiliyim. Her kitapta mehaz olarak gösterilen kitaplar oluyor, oradan çorap söküğü gibi gidiyor.
Din kitaplarını irdeleye irdeleye okumak bir zevk.
Uzaktan kitapçı gördüğümde karşı kaldırıma geçiyorum. Aksi taktirde kendimi kitap satın almış buluyorum. Arka kapak yazıları etken bunda da.
Günde 2-3 saat.

Bir iki ilave yapayım.
Klasiklerde İş Bankası ve Yapı Kredi Kültür yayınları'nı gözü kapalı alıyorum. Bunlarda yoksa hangi çevirmenin kitabını alıp okuyacağıma dair internetten sıkı bir araştırma yapıyorum. Orijinal dilden çeviri olması önemli. Rus klasiğini Fransızcadan çeviren çevirmenler var. Şaka gibi.
Yıllar önce Sır (The Secret) diye bir selüloz israfı okutmuşlardı. Çağırıyorsun geliyor falan. O zamandan beri kişisel gelişim kitabı okumuyorum.
0
oguz altun
(05.09.18)
Yazarlarına göre seçiyorum. Yazarın bakış açısı, üslubu gibi etkenleri değerlendiriyorum. Amacım farklı hatta birbirlerine zıt dünya görüşleri olan yazarların en az bir eserini okumuş olmak.

Bunun haricinde moduma göre ya roman ya da psikoloji, felsefe kitapları okuyorum yani modum da önceliklerim arasında.

Kitabın özetini okumadan hakkındaki yorumları araştırıyorum. Tabi ki herkesin bir kitaptan alacağı zevk farklı buna binaen bir çok farklı görüş olacaktır ama en azından kitap hakkında genel bir bilgiye sahip oluyorum. Hatta bu en çok çevirmen ile yayınevi konusunda bana fayda sağlıyor. Misal Fahrenheit 451 okuyacağım zaman bu şekilde bir araştırma yapmıştım ve Dost Körpe çevirisinin inanılmaz kötü olduğunu öğrenmiştim.

Haftada bir kitap bitirme hedefim var bu yüzden ortalama saatleri de kitaba göre değişkenlik gösterebiliyor. Yine de günün en az üç saatini kitap okuyarak geçirdiğimi söyleyebilirim.

Umarım yardımcı olabilmişimdir :)
0
noraliya
(05.09.18)
arka yazısına bakıyorum, kapağa bakıp seçenler sizede laflar hazırladım
0
firemanjonny
(05.09.18)
Ilgi alanima gore. Tek kriterim bu.
0
stavro
(05.09.18)
Bi kitapta geçen başka bir kitap görürsem onu seçiyorum.
0
[GODDARD]
(05.09.18)
Popüler ya da son çıkan kitapları yada o anki halime gore kitap alıyorum..bi de tavsiye üzerine kitap okuyorum. Örneğin ilber ortayli bir programda stefan zweig önermişti gençlere onun kitaplarını bitirmeye çalışıyorum. Her hafta değişiyor kaç saat kitap okuduğum. zinciri kırma diye bir hedefim var hergun en az 15 sayfa düzenli okuyorum 2018 sonuna kadar yapicam insallah. Tavsiye ederim.
0
tociess
(05.09.18)
akademik yayınları okurken kaynakça bölümündeki kitaplardan ilgimi çekenleri not alıyorum. aynı anda iki kitap okumayı tercih ediyorum (akademik+edebi). edebi kitaplar içinse iş bankası kültür yayınlarının hasan ali yücel klasikler dizisini tercih ederim çoğunlukla.
0
saldirgan catili eylem
(05.09.18)
Ruh hali, ilgi alanı, arkadaki açıklaması. bazen kitabın konusu ilgi alanım olsa bile ruh halim okumak istemiyor. dizi ya da film seçme gibi.
0
muslugubozukhayrat
(05.09.18)
yazarına bakarım kim diye. izlediğim en dandik filmde de ilk önce yönetmen ve senariste bakarım.

goodreads'te birkaç yorum okurum. konuya bakarım.

arka kapağı, mümkünse kitabın içinden de bir iki paragraf okurum.

genelde türkçe çeviri okumuyorum. ingilizce hep. yolda okuyorum günde en fazla 1-2 saat.
0
sir gawain
(05.09.18)
okuyacağım kitap ile geçireceğim zamanın bana maksimum faydayı vermesini istiyorum.
bu sebeple genellikle dünya klasikleri okuyorum. dünya klasikleri haricinde okuduklarım bana bir şey katacağından emin olduğum kitaplar. gazetelerden dergilerden tvden twitterdan takip ettiklerimin kitapları vs..
0
tabudeviren
(05.09.18)
övgülere göre, ekşiden yardım alıyorum, 1000 kitap var oraya üyeyim. oralara bakıyorum. bazen de ruh halime göre. çok yavaş bir okuyucuyum bir okuduğum kitabı tekrar okumaya bayılıyorum. her okuyuşum diğerine göre daha heyecanlı oluyor.
0
for day to break
(05.09.18)
notos'un alternatif yüz temel eser listesi ve yüz felsefe metni listelerine bakmanızı tavsiye ederim.
kendim üç sene önce bir liste yapmıştım fakat çok dışına çıktığımı fark ettiğimden beri bakmıyorum. onedio'da bile onlarca liste var kitaplarla alakalı. iş kültür, can, yky gibi yayınevleri basıyorsa çok düşünmüyorum zaten.
edebiyat araştırmaları ve metin incelemeleriyle alakalı kitapları da zaten belli başlı kitaplar var, onları bitirmeye çalışıyorum.
ilgili olduğunuz konuyla alakalı akademik kitapları üniversitelerin yüksek lisans ve doktora okuma listelerinden seçebilirsiniz ama haliyle biraz ağır oluyorlar.
toplu kitap siparişi veriyorum genelde ve bir yazardan sadece bir kitap alıp deniyorum. sevip sevmediğime bakıyorum. yazarın külliyatından sevebileceklerimi seçip okuyorum.
0
black holes in the sky
(05.09.18)
(7)

speaking için dizi tavsiyesi.

mr.brown
selam,bildiğiniz gibi türkler olarak ingilizce konuştuğumuzda yapay duruyor. bunun ingilizcede olan seslerin bizim dilde olmadığı için o sesleri çıkaramamıza bağlıyorum. o sesleri çıkarmak için çalışmayan ağız ve dil kaslarımızı çalıştırmayı öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum. bir kelimeyi telaffuz
selam,
bildiğiniz gibi türkler olarak ingilizce konuştuğumuzda yapay duruyor. bunun ingilizcede olan seslerin bizim dilde olmadığı için o sesleri çıkaramamıza bağlıyorum. o sesleri çıkarmak için çalışmayan ağız ve dil kaslarımızı çalıştırmayı öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum. bir kelimeyi telaffuz etmekte sıkıntı yok ama iş cümlelere gelince iş baya zorlaşıyor. native speaker gibi konuşamamanın intonation ve stressi göz ardı etmemizden olduğunu düşünüyorum.

Sadede gelirsek, öğrendiğim bir yöntemde yapılan şu, bir dizi seçip izlemeye başlıyorsunuz, karakter cümlesini bitirdikten sonra durdurup söylediklerini tekrar ediyorsunuz. tavsiye edebileceğiniz, zor bir dili olmayan(bilim kurgu diziler olmaz diye düşünüyorum), north american accent diye bildiğimiz düz, belli eyaletlerin aksanlarından bağımsız diziler var mıdır?

aklıma gelen friends ve himym var ama onları izledim.

teşekkürler.
0
mr.brown
(01.09.18)
bu önemli bir konu aslında. bunu araştırıcam. üzerine eğilmek gerekiyor gerçekten. ben effortless english'i kullanıyordum. sürekli o ses kayıtlarıın dinliyordum. şunu farkettim. dinleyerek öğrendiysem bir kelimeyi kayıtta adam nasıl telafuz ediyorsa öyle telafuz ediyordum. sözlükten öğrendiysem daha kötü telafuz ediyordum. aynı ses dosyasını defalarca dinliyordum. kısa bir şey zaten. onun da faydası oluyor bence.
0
nick bulamadim
(01.09.18)
bence dert etmeniz gereken _son_ şey bu; bunun yerine dili doğrudan kullanmayı (yani; konuşmayı) denerseniz dile hakimiyetiniz artacaktır. Sesleri birebir çıkarmanın, dile hakimiyet olmadığı durumlarda papağanlıktan farkı yok.

Dizi isterseniz de Seinfeld. Çevirip çevirip izleyebilirsiniz.

Ayrıca yapaylık derdiniz ise bir Türkün İngilizce konuşması zaten başlı başına yapay, kaldı ki dil denen şey yapay. Bunu neden olumsuz bir özellik olarak gördüğünüzü de anlamadım.
0
idonthaveatvset
(01.09.18)
sizinkinin tam tersini düşünüyorum. bir türk, rus veya arap elbette ingilizceyi, anadili ingilizce olanlar kadar iyi telaffuz edemeyecek. bana da anadili ingilizce olmamasına rağmen, aksan yapacağım diye kasanlar komik, yapay geliyor. madem dizi örneği arıyorsunuz:

curb your enthusiasm,
workaholics (amerikan argosu öğrenip iyice asimile olabilirsiniznsjdjdkd)
mad men
0
nice tnetennba
(01.09.18)
Aklıma ilk gelen, South Park oldu.

Ben zaman zaman USA local radyolarını dinliyorum, belirgin aksanları var. Benim için dizilerden ziyade, hayatın içinden insanların aksanlarını ayırt edebilmek daha önemli.

Örneğin, (bkz: )newsite.wabfradio.com
0
old possum
(01.09.18)
@idonthaveatvset
@nice tnetennba

derdimi tam anlatamamışım. yapaylıktan kastım, robot gibi konuşmak. mesela "kullanacağım" "yapacağım" gibi kelimeleri düşünün. günlük hayatta çıkardığımız sesler kullanıcam yapıcam gibi çıkıyor. "iyi akşamlar" da "yakşamlar" gibi oluyor. stress belli hecelerde ve türkçenin kendine has bir intonationı var. benim ingilizcede öğrenmek istediğim bu stress ve intonation. karşı tarafın beni anlaması için bu ikisinin önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca ağız hareketleri de önemli. mesela türkçe konuşan birinin videosunu açıp sesi kapatın, ağız hareketlerine bakarak bile bazı şeyleri anladığınızı göreceksiniz. günlük hayatta sıkça kullandığımız kalıpları ise çok daha rahat anlayacaksınız. Eğer ingilizce bilmeyen biri iseniz (ya da ingilizceye sadece kitaplardan çalışmış kelime ve gramer bilgisi süper olan yds'de full yapmış biri) bir amerikanın konuşmasını aynı yöntemle izlediğinizde anlama oranının çok düşük olacağını düşünüyorum.


Amacım aksan yapmak değil daha anlaşılır olmak. bunu istememin nedeni ise geçenlerde iş görüşmesi mülakatında ingilizce konuşmaya başladığımızda, iknın bana bakarken ki "yazık la kimin çocuğuysa bakışı" benim o bakışı gördükçe stresse kapılıp debelenmeye başlamam, bir yandan grameri düşünmem bir yandan ne söyleyeceğimi düşünmem derken o anlar bir gerçeği suratıma tokat gibi vurmuştu. o da, kelime ve gramer bilince ingilizce bilmiş olmuyorum. o andan sonra, daha anlaşılır olma konusunda ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. (üniversite son sınıfım, belki de ilk ciddi konuşma tecrübem orada olmuştu.)

cevaplarınız için teşekkür ederim.
0
🌸mr.brown
(01.09.18)
Verdiğiniz örnekten hareketle iş görüşmelerinde de doğru olan "yapacağım/edeceğim" biçiminde konuşmak. sokak arasında uyuşturucu satıcılığı yapmayacaksan sokak ağzını değil kitabına uygun olanı öğrenmen daha uygun olur. İlkokul 2 terk gibi "yapıcam edicem" demek sizi daha otantik değil daha eğitimsiz gösterir.

O yüzden diziler yerine dinleyecekseniz profesörlerden lecture dinleyin, dramlar falan izleyin bence.
0
idonthaveatvset
(01.09.18)
Türk profesörleri de dinleyin yapacağım edeceğim diye konuşan var mı acaba :) Fiil okunuşları diye bir konu vardır diksiyonda, yapacağım yapıcam, olacak olucak diye okunur mesela. Yapacağım diye okursanız eğreti durur, ağdalı Türkçeyle konuşmuş olursunuz o kadar.

Özellikle gençlik dizilerinde gayet normal, Amerikan aksanıyla konuşuluyor ama vakit ayırır mısınız bilmem. Friends, HIMYM gibi sit-comlar da işinizi görür. Kısa kısa bölümlerden oluşuyor zaten. Son zamanlarda benim de takip ettiğim This Is Us var ona bakabilirsiniz dram seviyorsaniz.

Podcast da dinleyebilirsiniz, dizi izlemekten daha pratik. Yolda yürürken, otobüste, araba kullanırken her halükarda dinleyebilirsiniz. Sözlükte immanuel tolstoyevski'nin geniş bir podcast arşivi vardı bakabilirsiniz.
0
black holes in the sky
(01.09.18)
(10)

kitap okumaya başlamadan önce

hemsta
selam duyurunun kitap kurtlarıhttps://pbs.twimg.com/profile_images/508281997320417280/xzFV8bYg_400x400.jpegbir kitabı okumaya başlamadan önce o kitap ile alakalı edebi açıdan yapılan değerlendirmeleri okumak mantıklı mıdır yoksa mantıklı değil midir?taze bir okuyucu soruyor bu soruyu. bunu göz önünd
selam duyurunun kitap kurtları

pbs.twimg.com

bir kitabı okumaya başlamadan önce o kitap ile alakalı edebi açıdan yapılan değerlendirmeleri okumak mantıklı mıdır yoksa mantıklı değil midir?

taze bir okuyucu soruyor bu soruyu. bunu göz önünde bulundurursanız sevinirim.
0
hemsta
(01.09.18)
Spoiler okuyunca benim tadım ve hevesim kaçıyor. O yüzden ben bitirdikten sonra yorum ve değerlendirmeleri okuyorum.
0
Amaranta ursula
(01.09.18)
Kitabı okuduktan sonra o kitapla ilgili şeyler okumak daha tatlı bence.
0
fırt
(01.09.18)
Şahsen hiç önceden değerlendirme okumak gelmedi aklıma. Aksine merak edip kitaba dalıyorum
0
gazozailacatmauzmani
(01.09.18)
ben kitabı okuduktan sonra bakıyorum, daha iyi oluyor bence.
0
tabirimekruh
(01.09.18)
Bazı kitapların arka kapak yazıları bile çok tehlikeli olabiliyor spoiler konusunda. Keza önsözlerde öyle.
Ben okumayı tercih etmiyorum. Okurken satırlar üzerinde duraksayıp düşünmek daha çok hoşuma gidiyor. Sonra incelemeleri okuduğumda fark etmediğim yerleri de görmüş oluyorum.
Metinlerarasılık yönteminin kullanıldığı kitaplarda, okuduğum kitabın diğer eserlerle olan ilgisini keşfedersem ayrı bir zevk alıyorum. Ya da bu öge bulunmaksızın başka bir kitapla bağlantı kurmak da beni mutlu ediyor. Tabi bu hemen olacak bir şey değil.
Suna da değineyim, bir karakterin kitabın sonunda intihar edeceğinizi öğrendiğinizde, kitabı okurken o karakteri intihara götüren adımlara daha çok dikkat edersiniz sadece ya da yaptığı her şeyi "Zaten intihar edecek o yüzden yapıyor."a başlıyorsunuz.
Ben zaten kitapların nasıl bittiğine, şaşırtıcı olaylara odaklanmak yerine çok karakter ve ruh tahlillerine, dönemin sosyal ve politik eleştirilerine dayanan bir okuma yapmaktan daha çok zevk alıyorum.
Dediğinizi özellikle polisiye, fantastik ve macera romanları için tavsiye etmem çünkü okumanızın pek bir anlamı kalmaz.

Okumak iptiladır :)
0
black holes in the sky
(01.09.18)
Son yıllarda trend haline gelen yazarlara önsöz yazdırma, kitapla ilgili görseller, bilgiler verme kısmını bile es geçip zihnimde pozitif ya da negatif, karakterle ilgili iyi ya da kötü bir önyargı bile oluşturmak istemiyorum.
0
levent bilgen
(01.09.18)
black holes in the sky'a katılıyorum. ben genelde herhangi bir şey okumam kitap ile ilgili, örneğin; ithaki yayınlarının bilim kurgu serisinin arka kapak yazılarını yüreği olan okusun, kitabın gizlerini kaldırdığı bile oluyor. en iyisi kitabın yazarı üzerinden gitmek ya da güvenilir arkadaş tavsiyeleri.
0
Apocalypse
(01.09.18)
Ben de kitap bittikten sonra okuyorum kitaba dair her şeyi.
0
ms brownstone
(01.09.18)
önce kitabı oku.
0
idonthaveatvset
(01.09.18)
Yukarıdakilerin hepsine +1

Ben önsözü, kitap arkası yazıları bile kitap bittikten sonra okuyorum. İki ana sebebi var:
1. Bizim yayıncılar bile spoiler konusunda hiç hassas değil. "... Bütün bunlar olurken X'in ölmesi..." gibi bir cümle koyabiliyorlar. Bu da ister istemez kitaptan alınacak tadı, heyecanı öldürüyor.
2. Kitabı okumadan önce araştırmaları (inceleme yazısı, eleştiri ya da yazarın kendi düşüncelerinin edebi eserlerine etkisi gibi) okumak okuyucuyu şartlandırıyor. "Bak, bunun anlamı budur, bu yüzden bunu bilerek oku." diyor ve kitaba farklı pencereden bakmana da doğrudan engel oluyor. Hazıra konmana sebep oluyor vs.


Bu iki ana sebepten ötürü önsözleri, okuyucu ve eleştirmen yorumlarını hep en son okurum.
0
m e b
(01.09.18)
(24)

üzülünce mideniz bulanıyor mu?

Bruce
aslında üzülmemem gereken, normal bruce'un üzülmeyeceği bir şeye üzülüyorum 2 gündür ve sürekli mide bulantısı halindeyim. yediğimden içtiğimden mi dedim ama farklı bir şey de yemedim.mideye yumruk inmesi böyle bişey mi? hafif stres ve kararsızlık da var. normalde kolaylıkla aştığım şeyler ama hepsi
aslında üzülmemem gereken, normal bruce'un üzülmeyeceği bir şeye üzülüyorum 2 gündür ve sürekli mide bulantısı halindeyim. yediğimden içtiğimden mi dedim ama farklı bir şey de yemedim.
mideye yumruk inmesi böyle bişey mi? hafif stres ve kararsızlık da var. normalde kolaylıkla aştığım şeyler ama hepsi üst üste geldi diye galiba; bilemedim, kötü hissediyorum. uyusam geçicek diye dün uyudum erkenden ama geçmedi de. napıyoruz böyle durumlarda?
edit: hatta o kadar anormal ki normalde böyle durumlarda bile buraya böyle şeyler sormam.
0
Bruce
(31.08.18)
Üzülünce midem bulanmıyor.
0
Amaranta ursula
(31.08.18)
Ohoo hem de nasıl. Kusarım da hatta. Valla sık olan bir şey değil olunca da o an derdim mide bulantısı olmuyor zaten
0
pastörizesüt
(31.08.18)
Sinirle karışıksa evet. Canım hiçbir şey yemek istemez ayrıca
0
Delay Fuze
(31.08.18)
Evet, stres mideye vurur zaten cok anormal bir durum degil sanirim. Bende mide bulantisinin ustune, istahsizlik da yapiyor.
0
yuzır
(31.08.18)
Bknz:Vagus siniri
0
ırene adler
(31.08.18)
Evet bir dönem ben de çok şık yaşadım bu durumu. Özellikle endişem varsa bir konu hakkında kusuyorum da maalesef. Kafada bitirmediğiniz sürece bitmez. Mideniz bulandığında kusun gitsin, rahatlarsınız.
0
black holes in the sky
(31.08.18)
@acemi, hahah yok valla bu konuda en vahşi kapitalist şirketten daha vahşi bir proleterim; kılım kıpırdamaz yamyamlar için. üzülme konusu başka ama o iş değiştirme mevzusunun kararsızlığı da var üst üste gelenler içinde. yarın gidince biraz saçmalayayım en iyisi, beğenmesinler beni.
0
🌸Bruce
(31.08.18)
Bende midede ağrı ve yanma oluyor genelde birseye üzülürsem veya strea yaparsam.
0
havada bulut
(31.08.18)
0
datnet
(31.08.18)
Evet. Çözümü de yok gibi. Gamsız insanlara imreniyorum
0
her gece aç
(31.08.18)
Çok üzüldüğüm durumlarda, ani ve büyük üzüntüde ilk tepkim mide bulantısı.
0
aychovsky
(31.08.18)
Evet. Yemek bile yiyemem. O sorun bitmedikçe çözülmez.
0
biravekahve
(31.08.18)
Midem ağrır evet
0
basond
(31.08.18)
çok üzülürsem kusarım bile.
0
nice tnetennba
(31.08.18)
Benim de bulanıyor.

İş, sosyal ilişkiler, planlar aynı anda boka sarınca iştahım kaçıyor, yediğim yemekten tat alamıyorum. Elimden bir şey gelmiyor, kafamı dağıtıyorum veya spora veriyorum kendimi bir nebze daha iyi hissediyorum.
0
chicha
(31.08.18)
Yemek yiyemem, iştah gider kendimi zorlarsam kusacak gibi olurum :(
0
damla sakızlı dondurma
(31.08.18)
Yok midemi etkilemez hicbir sekilde. Istahim kacar ama bulanti, agri falan olmaz midede.
0
stavro
(31.08.18)
Çok üzüldüğüm içinden çıkamadığım durumlarda mideme bir yumruk iniyor, evet.
Açık havada yürü, yapabiliyorsan koş. İnanıyorsan namaz kıl. Meditasyon yap. Nefes egzersizi filan iyi geliyor.
0
SiyamkedisiZorro
(31.08.18)
Hayır. Çok çok üzgün olduğumda iştahım kesilir ama hayatımda birkaç kere oldu öyle. Biraz gamsızım da. Neyse. Çık yürüyüş yap +1, mümkünse deniz kenarında yürü. Hatta yüzmek de iyi gelir.
İlave: durum geçene kadar alkol de almamanı öneririm.
0
pati
(31.08.18)
En işe yarayacak şeyi unutmuşum. Kedi sev. Kucağına otursun yayılsın, mest olsun, purrlasın, üzüntü müzüntü kalmaz.
0
pati
(31.08.18)
Yok heyecanlanınca ya da aşırı mutluysam bulanır sadece.
0
aquarium
(31.08.18)
sinir stres mide bulantısı yapar. hassas insanlarda daha çok görülür.
çocuklar duymasında selami panik yapınca kusacak gibi olurdu hatırlarsanız :)
0
dafuq
(31.08.18)
Üzülünce midem bulanıyor.
0
sopiro
(31.08.18)
Benim midem yanıyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(31.08.18)
(17)

sözlükte neden veganlara karşı alaycılık ve düşmanlık var?

lionel andres
ekşideki en anlam veremediğim konulardan biri.
ekşideki en anlam veremediğim konulardan biri.
0
lionel andres
(31.08.18)
Herkese var.

Ikincisi ulkede bu bilmeden tanimadan dusmanlik var. Eger nufusun yuzde 95'i vegan olsaydi, eminim ayni kitle hic sorgulamadan et yiyenlere saldiracakti. Kim nasil yasiyorsa herkes ayni sekilde yasasin istiyor. Kimse kendi secimlerini sorgulamiyor, daha da kotusu baskalarinin ozel yasaminda ne yaptigina, ne ictigine, hatta vegan dusmanliginda ne yemedigine karismada kendinde hak goruyor.

Aslinda umursamasak cok daha mutlu olucaz.
0
Traveller
(31.08.18)
argümanlarında yalan - yarım bilgiye bu kadar çok yer verip de bu kadar fanatik olan herhangi bir grupla karşılaşınca bu durum genelde komiğime gider. veganlara özel bir durum değil. aynı şekilde dini tarikatlerle de dalga geçerim - ki veganların kategorik olarak farklı bir yerde olduğunu düşünmüyorum.
0
zgrydn
(31.08.18)
sozluk 10 sene evvele kadar turkiye ortalamasinin ustu bir kultur ve sosyal yapidan besleniyordu, turkiye'deki kulturel cokus sozlugu de etkiledi, 3. dunya fikirleriyle dolu sacmasapan bir yer oldu cikti, herhangi bir farkliliga karsi sozlukte makul bir tavir goremezsiniz, sadece gundemi takip etmek icin bir arac olabilir yer yer...
0
hewit
(31.08.18)
allağa tapar gibi vegan rolmodellerine tapıyorlar falan böyle ne derse inanıyorlar bi de çok saldırgan oluyorlar bi de fena şovmen oluyorlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.08.18)
bence işin içinde vicdan saldırganlığı da var, diğer sebeplerle birlikte. aslında kuzuları seven insanlar "madem kuzu seviyorsun niye yiyorsun, yazık değil mi kanları akıyor ağlıyorlar :((" gibi iç karartıcı şeyleri gördükçe bir yandan vicdanen huzursuz hissediyorlar ve bununla savaşmak adına kendilerini bu duruma sokanlara saldırgan yaklaşıyorlar. niye vegan olmadıkları sorusuna kendini ikna etmeye yetmeyecek yanıtları olanlar ve bu durumla yüzleşemeyecek kadar "mantıksız" olanların saldırgan tutum takındığını, olaya daha kendinden emin yaklaşanların dalga geçmeyi tercih ettiğini düşünüyorum. herkes için geçerli değil ama bu şekilde davrananlar da vardır.
0
Bruce
(31.08.18)
Hocam neye karşı saldırganlık yok ki artık? Kimse kimseyi kabullenemiyor, her düzeyde ve her platformda kutuplaştık artık.
0
black holes in the sky
(31.08.18)
Karikatürize bir veganlığa karşı anladığım kadarıyla o düşmanlık. ama kötü tarafı zaten o tavra karşı savunma yapanların kendileri de karikatür.

Sözlükte değil de bizzat şunu diyen birkaç vegan ile muhatap olmuştum:

- Eti tutku da veganmış.

Şimdi bunun üzerine ciddi argümanlar kuran karikatürlere ancak düşmanlık edilir.

Diğerlerini bilemem. Ancak vegan kek vegan süt peşinde kosanlara ne denebilir bilemiyorum. Kaldı ki aşina olduğum kadarıyla endüstriyel sisteme yönelik bir tavır olarak ortaya çıkmış bir şey veganizm. Kendi piyasası ve endüstrisi, onun müşterileri falan olunca bir moda akımindan farksız oluyor.

Hal böyleyken ben de düşmanlığı anlayamıyorum, çünkü düşmanlığı bırak alay etmeye tenezzül bile etmem şahsen. Ne ugrascan yani.
0
dafaisss
(31.08.18)
Benzer düşmanlık kadınlara karşı da var. Doğrudan hakaret etmiyorlar ama x yapan kadın, y yapan kız, t'yi seven İzmirli kız diye iğrenç başlıklar var! Erkeklerle ilgili en iğrenç başlıkları sadece x seven erkek merictir seklinde. Yani erkeklere hakaret de yine kadınsı olma üzerine. Şimdi ülkenin yarisina karşı bu kadar anlayışsız olan eğitimli eğitimsiz bu cahil kesime, nefret etmeden hakaret etmeden önce bir tanışın hayatınızda kaç tane vegan gördünüz diye sorsam anlayacaklar mı? Ben umitsizim.
0
Traveller
(31.08.18)
Kendi çocuklarına ve evcil hayvanlarına et ve süt ürünleri, hayvansal gıdalar yedirmeyip onların sağlıklarıyla ve beyin gelişimleriyle oynadıkları ve sağlıklarını tehlikeye attıkları yönünde haberler okuduktan beri benim de veganizme karşı antipatim var. İnsanların sadece kendilerini ilgilendiren her türlü düşünce davranış ve fantezilere saygım var ama eğer üçüncü kişilere zararları dokunuyorsa orada durmak gerekir. Alay ya da düşmanlık seviyesinde değil ama gözümde AKP neyse veganlık da onun bir seviye aşağısıdır. En az fanatik dindarlık kadar tehlikelidir. İnsanlığın evrimsel olarak gelişim sürecine yapılan vurulmak istenen bir darbedir abartmak gerekirse.

www.bbc.com
onedio.com
0
siyah giyen adam
(31.08.18)
Vegan olduğu için kat von d, çocuğuna gerekli aşıları yaptırmayacakmış. Veganlık benim için bitmiştir.

Dalga geçmiyorum, hakaret de etmiyorum ama veganla konuşmak çok zor ya. Vegan arkadaşım elini kırdı, 3 ay geçti iyileşmedi, doktor bırakacaksın veganlığı, et yiyeceksin olmaz böyle dedi, hakkaten eti yedi iyileşme süreci başladı dedi doktor ve 20 günde iyileşti. başka bi arkadaşımın vitaminsizlikten kirpikleri dökülüyordu, bırakınca o da geçti hatta duygu özaslan da böyle bi sorundan bahsetmişti sanırım. Bunları söyleyince hep de o beslenmeyi bilememiştir diyorlar. :/

Neyse “cinayete ortak olmayalım” diyorlar tamam çok güzel ama “sağlık için veganlık daha iyi”, “insanların et yemesi gerektiği bir yalan”, “çocuğum aşısız da iyi olabilir tabiiki çünkü veganlık” işte bunları duyunca aşırı sinirleniyorum. Bence veganların geneli makul insanlar değil, çok uçtalar ve o uca gitmek istemiyorsun diye bi anda sana inanılmaz laflar edebiliyorlar. Hayatımda heralde anlaşamayacağım tek insan tipi olabilir.
0
ekaterina
(31.08.18)
Sözlükte çok sıksak "sözlükte neden veganlara karşı alaycılık ve düşmanlık var?" Diye soranlara düşman bile bulunur.
0
rakicandir
(31.08.18)
Argumanlari komik geldiginden.
Yoksa canli oldurmemesi icin omur boyu brokoli ile beslenmek buyuk erdem, buna lafimiz yok. O yonden ciddi saygim var.
0
stavro
(31.08.18)
çüzkü her şeye karşı bir alaycılık ve düşmanlık var. herkes kendini bir halt sanıyor.
0
suicides underground
(31.08.18)
Veganlar kendilerini en doğru, kalan herkesi düşman bellediği ve kendilerinden olmayanlara yaptıkları çağrılarda bile saldırgan bir dil kullandıkları için olabilir mi?

Menopoz teyze gibi sürekli bir gerilim hakim çok büyük bir kısmında ve çok itici geliyor bu durum bana. Muhatap olmak istemediğim için he he diyorum kapatıyorum konuyu.

Sözlük özelinde ise her şeye düşmanlık, alay var. O başka bir oturumun konusu.
0
chicha
(31.08.18)
Çünkü yanlış bir beslenme yöntemini tek doğru gibi savunup kalan herkese yamyam, leşçi gibi sıfatlar takmaları ve çoluk çocuk, kedi köpek vs bu saçmalığa alet etmeleri.
0
nundu
(31.08.18)
Oldurmek ve siddet uygulamak ya da uygulatmak, hayvani zorla hamile birakmak, yasam alanini kisitlamak ve kolelestirmek "KISISEL TERCIHIM BNM CNM" olamaz diyenlere düsmanlik var. Yani hakkin yok diyor, bu senin secimin olamaz, olmamali diyor 3 ogun tukettigin, yemek olarak gordugun "seyler" icin. Bu da rahatsiz edici oldukca.

Lifestyle veganlarin cok hedef olacagini dusunmuyorum... Cünkü onlar "benim kisisel tercihim boyle.", "sen istersen süt kuzusu ye, ben bir salata alayim bari..." deyip etliye sütlüye dokunmuyorlar. Onlarla ancak "he he he proteini az bunun." diye dalga gecilir.

Ek: Akli basinda argumanlar degil cocuk ve bebekleri ebebeynlerin "kendi isteklerine gore beslemeleri". Herkesin annesi babasi boyle yetistiriyor cocugunu. Anneannem Cerkes dedem yuzunden, onun kulturunden oyle gordugunden, bize balik yedirtmedi. Kimse kalkip anneanneme "torunlarinda omega bilmemkac eksik olur." ya da "Bu cocuklari OMEGASIZLIKTAN oldureceksin." demedi. Yemek sadece yemek degildir, sosyo-kültüreldir. Bazi seyler sofraya konmaz. Bu böyledir.
0
buf-e kür
(31.08.18)
Burada sanki bicok kisi mesaji yanlis anlamis:

Veganlik neden yanlis buna oneride bulunun dememis konuyu acan.

Asil konu sozlukte neden dusmanlik var?
0
Traveller
(31.08.18)
(3)

Bursa'da kitap okunacak yer

black holes in the sky
Merhabalar. Kütüphanelerde çok sıkılıyorum, evde okumaktan sıkıldım biraz değişik bir her arıyorum. Osmangazi ya da Yıldırım'da kitap okunacak, sakin bir yer neresi var? Cafe vs olabilir.
Merhabalar. Kütüphanelerde çok sıkılıyorum, evde okumaktan sıkıldım biraz değişik bir her arıyorum. Osmangazi ya da Yıldırım'da kitap okunacak, sakin bir yer neresi var? Cafe vs olabilir.
0
black holes in the sky
(29.08.18)
Balat Atatürk Ormanı'nı denediniz mi acaba? Hem yeşil, hem de huzurlu bir yer. Akşamüstü ve sabahları öneririm size.
0
-robin hood-
(29.08.18)
Bana çok uzak kalıyor. Üç vesait kullanmam gerekir oraya gidebilmek için. Merkezdeki sakin yerler daha güzel olur.
0
🌸black holes in the sky
(29.08.18)
Bkm'nin kafesi olabilir
0
chezsoi
(29.08.18)
(7)

kitapyurdu.com müşteri hizmetleri neden cevap vermiyor?

rahat ya
sb.sesli yanıt diye bi sistem koymuşlar allah belalarını versin. tek istediğim iptal ettiğim siparişimi gönderin demek. ne sipariş numaramı kabul ediyor sistem ne karşıma insan çıkıyor. ne yapacağız a dostlar böyle durumlarda?
sb.

sesli yanıt diye bi sistem koymuşlar allah belalarını versin. tek istediğim iptal ettiğim siparişimi gönderin demek. ne sipariş numaramı kabul ediyor sistem ne karşıma insan çıkıyor.

ne yapacağız a dostlar böyle durumlarda?
0
rahat ya
(27.08.18)
siparişi iptal ettiğin için sipariş numaran geçersizdir artık.
bence yeniden sipariş vermen lazım.
0
elorelia
(27.08.18)
yeniden sipariş verirsem yeniden ücret ödemem gerek. o iptal ettiğim siparişin ücretini de 3-4 aydan önce iade etmeyecekler klasik kitapyurdu politikası.

yani tek diyeceğim "iptal ettiğim siparişimi gönderin" başka bi şey yok. parasını falan ödemişim zaten. bu kadar büyük çapta bi site olup bu kadar amatör yönetilen başka site yoktur sanırım.
0
🌸rahat ya
(27.08.18)
Ben iki sefer siparişi düzenleyip içlerinden birer kitabın siparişini iptal ettim çok kısa bir süre içinde Kitapyurdu hesabıma çek olarak yatırdılar. İsterseniz çek olarak geri dönmesini istiyorsunuz isterseniz hesabınıza. Ben telefonla ulaşamayınca hem sitedeki iletişim kısmından hem direkt mail adreslerine atıyorum cevap veriyorlar.
0
black holes in the sky
(27.08.18)
siteden de mail attım, kendim de mail attım bakalım dönüş olur mu olmaz mı beklemedeyim.
0
🌸rahat ya
(27.08.18)
bayram tatili boyunca yoklardı, benim bir mailime bu sekilde otomatik cevap geldi. bugun dönerler muhtemelen.
0
river song
(27.08.18)
@river song

bana da geldi otomatik mail bekliyoruz bakalım :/
0
🌸rahat ya
(27.08.18)
Ben bunlardan ve idefix'ten bıktığım için artık kitap koala'dan alışveriş yapıyorum. Geliri yaralı sokak hayvanlarını tedavi etmekte kullanılıyor. Aklınızda bulunsun. Derdinize çare değil ama yazmadan geçemedim.
0
az bilinen yonleriyle starklarin gelini
(28.08.18)
(10)

Burçlara inanmak üzereyim

Karmaşıklık
"Henüz 15 yaşlarındayken kendimce hayatımda basit bir düzen kurar buna sonsuza dek uymanın fevkalade önemli olduğunu defalarca kendime tembih ederdim."23 Mart tarihinde bunu yazmışım Twitter'a. Kaynak: https://mobile.twitter.com/UmutMYavuz/status/977256195818967040Geçen günde sözlükte bunu gördüm ve
"Henüz 15 yaşlarındayken kendimce hayatımda basit bir düzen kurar buna sonsuza dek uymanın fevkalade önemli olduğunu defalarca kendime tembih ederdim."

23 Mart tarihinde bunu yazmışım Twitter'a.
Kaynak: mobile.twitter.com

Geçen günde sözlükte bunu gördüm ve beynimden vurulmuşa döndüm:

i.hizliresim.com

Tesadüfe bakın ki bende bir boğayım.
Sizce de bu bir tesadüf mü yoksa siz çoktan burçlara inanmış kimseler misiniz?
0
Karmaşıklık
(21.08.18)
Bunu yapmak istemeyen insan olmadığı için inanmanı gerektirecek bi durum yok bence.
0
Delay Fuze
(21.08.18)
Dediğiniz gibi, tesadüf. Gezegenlerin vb. çekim alanları sıradan cisimlerin (masa, sandalye) çekim alanlarından bile küçük kalır. Astroloji hiçbir şekilde hayatınıza kılavuz olmaz, öngörü kazandırmaz, bir şeyleri göstermez.
0
tey tey
(21.08.18)
valla insanlara sorsan en az yarısı düzen sever zaten. 12'de biri değil yani.
0
sir gawain
(21.08.18)
Boga burcu olup da boyle olmayan milyon tane insan bulurum sana. Burclara inana kerevizdir.
0
stavro
(21.08.18)
Tesadüf+1. Yazdığınız şey zaten birçok insanın kafasından geçmiştir, şaşırtacak kadar yaratıcı bir düşünce değil.
Memur benzetmesine güldüm :)
0
pike
(21.08.18)
her burcun bazı öne çıkan özellikleri oluyor ve o burca ait insanların çoğunda bulunuyor. istisnalar elbette ki var ama mesela başak burçları temiz titiz tipler oluyorlar, terazi kadınları süsüne düşkün, balıklar sulu gözlü vs. çevremde yaptığım gözlemler de uyuyor yani. böyle genel bir olay var ama başta da belirttiğim gibi her aslan burcu lider tipli olmuyor mesela ya da ikizler gibi bir öyle gir böyle falan..
0
tabirimekruh
(21.08.18)
Balık burcuyum, attığın tweet'e yüzde yüz katılıyorum, zamanında hayalini kurmuşluğum da var ve artık burçlara inanmıyorum.
0
neosphere
(21.08.18)
ben inanmıyorum. ikiz kardeşim var, ne yaptıklarımız birbirini tutar ne sevdiğimiz şeyler. karakter olarak daha çok benzediğim başka insanlar var çevremde. aynı burçtan bile değiliz. ben inanmıyorum. yukarıda arkadaşın da yazdığı kalıplaşmış bazı şeyler var, bütün burçla alakalı yerler senelerdir aynı şeyleri yazıp yazıp duruyor.
Ben de bir dönem meraka düşüp, acaba gerçekleşecek mi diye, burç yorumları okumaya başlamıştım. baktım hiçbir şey olmuyor, okumayı bıraktım bir gün. gezegenlerin hareketinden, venüs'ün durumundan hayatımın etkilendiğini düşünmüyorum açıkçası.
0
black holes in the sky
(21.08.18)
düzenim ufacık bozulsun, anında kafayı yerim. sevmediğim insanla yıllarca yaşadım, sırf düzenimin bozulmasına olan takıntımdan ötürü. gün içinde uymam gereken rutinlerim var, yıllardır bozmuyorum. dışarı çıkmam gerekirse, o rutinleri birkaç gün önceden halletmeyr çalışır, beceremezsem hayatı kendime dar ederim.

not: boğa burcu değilim.
0
gebere jackson
(21.08.18)
0
idexo
(21.08.18)
(4)

ttnet mi superonline mı ??

cranium
merhaba ,çanakkalede yaşıyorum. internet için ttnet kullanıyorum lakin 5 sene oldu, modem epey kötü, kampanyam 1 ay sonra bitecek,ama şöyle bir sorun var, ağustos'un sonunda biten fiyatı çok iyi bir superonline kampanyası var,aklımı çeliyor ; sizce ttnet'in zamanı dolmadan superonline a mı geçsem c
merhaba ,çanakkalede yaşıyorum. internet için ttnet kullanıyorum lakin 5 sene oldu, modem epey kötü, kampanyam 1 ay sonra bitecek,ama şöyle bir sorun var, ağustos'un sonunda biten fiyatı çok iyi bir superonline kampanyası var,aklımı çeliyor ; sizce ttnet'in zamanı dolmadan superonline a mı geçsem ceza ödeyip, yoksa ttnet'in bir kampanya önerisi için beni aramasını mı beklesem?

yardımcı olacak arkadaşlar,şimdiden teşekkür ederim.
0
cranium
(20.08.18)
4 senedir Superonline kullanıyorum. Fiber bağlantı var. İlk zamanlarda çok kötüydü, bağlantı yeni yapılmıştı binaya o yüzden olabilir, internetin on sekiz gün gelmediği olmuştu. Yine sık sık gittiği oluyordu. Ama iki senedir hiçbir sorun yaşamıyorum, senede bir iki kere belki bağlantı kopuyor. AKK uygulanmasına rağmen internet yüzünde hissedilir bir düşüş hissetmiyorum normal bir kullanıcı olarak. Bina yeni yapıldığı için Superonline bağlatmak zorunda kalmıştık ama şu an memnunuz.
0
black holes in the sky
(20.08.18)
2 yıl önce superonline'a geçtik. Daha iyi bence.
0
Traveller
(20.08.18)
Superonline Fiber ise geç, ADSL/VDSL ise geçme. Fiber kendi hatları, ADSL/VDSL TTNet altyapısını kullanıyor. Sorun olduğunda arada aracı olmuş oluyor.
0
Lim5
(20.08.18)
vodafone fiber e de
bakabilirsin.

bu da superonline altyapisi kullaniyor ama fiyatlar superonlineden daha uygun
0
egokalp
(20.08.18)
(5)

Diş Estetiği

soufigay
Merhaba;Üst dişlerimden en önde olan bir tanesi köşesinden kırık, alt dişlerim ise birbirinden çok uzak. Bu konu pek çok şeyde önüme çıkıyor; ikili ilişkiler, iş vs. Şimdi ben daha güzel görünmesi için çok pahalı olmayan ne gibi şeyler yaptırabilirim? Ortalama bütçem 7.000₺ civarında. İstanbul Anado
Merhaba;

Üst dişlerimden en önde olan bir tanesi köşesinden kırık, alt dişlerim ise birbirinden çok uzak. Bu konu pek çok şeyde önüme çıkıyor; ikili ilişkiler, iş vs.

Şimdi ben daha güzel görünmesi için çok pahalı olmayan ne gibi şeyler yaptırabilirim? Ortalama bütçem 7.000₺ civarında. İstanbul Anadolu yakasında bir doktor vs önerebilir misiniz?
0
soufigay
(17.08.18)
sadece fikir vermek amacıyla söylüyorum, işin ustaları biraz açarsa sevinirim çünkü ben de düşünüyorum;

zirkonyum kaplama?
0
pianist
(17.08.18)
Diş teli tedavisini deneyebilirsiniz. Ortalama iki yılda tedavi bitiyor. Kırık dişiniz için bir fikrim yok.
0
black holes in the sky
(17.08.18)
Kırık diş ufacık kompozit dolguyla hallolur. Ortodonti en mantıklı seçenek eğer boşluk varsa ama kompozit de mantıklı olabilir görmek lazım.

Kaplama en mantıksız seçenek görünüyor fakat.
0
bir ileti paylastim
(17.08.18)
Sizin dişleri tam hayal edemedim ama yaprak porselen alt dişler için iş görebilir belki.
0
inawen
(17.08.18)
bir fotoğraf atabilirseniz ÇOK GENEL OLARAK kabaca bir fikir verebilirim.
0
neverlose
(17.08.18)
(2)

su an icin kitap alinabilecek en ucuz kitap sitesi hangisi acaba

goochie goochie
sb. tskler
sb. tskler
0
goochie goochie
(17.08.18)
Ben kitapyurdu.com'u tercih ediyorum. bir tek sıkıntı yaşamadım su ana kadar.
0
black holes in the sky
(17.08.18)
Bence en ucuzu kidega şu an. Yeni bir oluşum sanırım. İlk kez sipariş verdim ben geçen ay memnun kaldım.
0
sacrilegious
(18.08.18)
(17)

ingilizce'yi kendi çabanızla nasıl öğrendiniz?

novotni
deneyimlerinizi alırım.
deneyimlerinizi alırım.
0
novotni
(16.08.18)
msn'de kızlara cam açtırmaya çalışarak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.08.18)
Oturup binlerce kelime calisarak ki hala calisirim. Yabanci forumlara uye oldum, oradan insanlarla tanistim ama onun etkisi sinirli oldu. En cok etkiyi benim masaya oturup calismam sagladi.

Ikinci sirada da yabanci arkadaslar edinmem etkili oldu. Yurtdisina sadece bir kez Turk arkadaslarimla ciktim.
0
Traveller
(16.08.18)
webte karı soymaya çalışarak +1
0
japon askeri
(16.08.18)
klişe ama
sözlerine bakarak müzik dinlemek
altyazı ile yabancı dizi film
sürekli ingilizce sayfalar okumak

ama asıl bombayı yabancı biriyle tanışmak ve neredeyse hergün konuşmak patlattı. ilk başta zar zor anlamaya daha sonra konuşmaya ve muhabbet edebilme yeteneğine sahip oldum.

bunlar 5 sene içinde olan şeyler hemen olmadı tabii ki.
0
klakie
(16.08.18)
- oyunlar
- online sohbet
- küçükken mektup arkadaşları
- kitaplar
- şarkılar

sürekli iletişim çok önemli
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.08.18)
Xnxx te kategorileri öğrenerek başladım
0
brad pitt
(16.08.18)
bulunduğunuz çevrede ingilizce bilen, konuşan biri varsa onunla ingilizce konuşun. pratiğe dökmediğiniz sürece biriyle konuşmanız gerektiğinde afallayabilirsiniz.
bol bol kelime ezberleyin, dizilerdeki-filmlerdeki bilmediğiniz kelimeleri öğrenin, kelime defteri tutabilirsiniz. bbc izleyip podcast dinleyebilirsiniz.
toefl gibi sınavların örnek writing sorularına ulaşabiliyorsanız onlar üzerinde tıpkı sınavdaymış gibi yazın.
0
black holes in the sky
(16.08.18)
Müzik ve bilgisayar oyunları.
0
farabi
(16.08.18)
"hadi ben kendi çabamla ingilizce öğreneyim eğitimini falan almadan" olarak değil tabii de, ben de kendi çabamla öğrendim yıllar alsa da. ortaokul ve düz lisede gösterilen dışında eğitimini almadım. diziler, filmler, dergiler ve internet aracılığıyla (kurs falan değil, gezinti-okuma sürekli) ile öğrendim. anlamını bilmediğim sözcükleri sözlükten araştırdım hemen, yanımda yoksa not aldım sonra baktım. telefonumda her zaman bir sözlük yüklü olmuştur.
çocukluğumdan beri ilgim vardı zaten, yabancı diller hep merakımı cezbetmiştir ama belki de en yaygını ve pratik yapılabileni ingilizce olduğu için öğrenmesi kolay oldu.
iki yıldır bir amerikan şirketine çalışıyorum tamamen ingilizce olarak, e-mail'ler skype'lar çağrılar havalarda uçuşuyor.
0
gkhncnzdgn
(16.08.18)
xportant -1
düz lise okumuş, bir kere bile dil kursuna gitmemiş, yurt dışına çıkmamış bir arkadaşımın ielts ortalaması 7.

bu adam da oyun, şarkı, dizi, filmlerle öğrendi ama asıl etkisi hobileriyle ilgili yabancı forum ve çeşitli paylaşım sitelerinde gezinmek oldu. ayrıca amerikan aksanıyla da konuşabiliyor.

yani kendi çabanla öğrenmek diye bir şey var.
0
Bruce
(16.08.18)
kelime ezberlemeye kasmak ya da özel olarak kelime çalışmak bence çok efektif değil. Ben kelime haznemin çoğunu bilgisayar oyunlarına borçluyum. Bilmediğim hemen her sözcüğe sözlükten bakıyordum, biraz da yetenek varsa bi iki kere bakınca akılda kalıyor zaten. Bi de o an bi contexte bağladığın için kafanda unutmuyorsun. Yani kelime listesinden kelime ezberleyince altında örnek cümle olsa bile insan unutuyor ama oyunda bi dialogda geçen kelimeyi o anla beraber hatırlıyorsun.

Ayrıca ingilizceme en çok fayda sağlayan bir diğer şey de internetten araştırma yapmayı çok seviyor olmamdı. Araştıracağım her şeyi ingilizce araştırırım ve hobi olarak ingilizce wikipedia okuyan bir insanım. Böyle olunca durmadan okumak insanın kelime dağarcığı, kalıp bilgisi gibi konularını geliştiriyor. Grammer oturup öğrenilebilecek bir şey ve ingilizce grammer olarak çok kolay bir dil bence. Atıyorum almanca gibi değişik çekimler falan yok, o açıdan temel grammer bilgisinin üzerine bol kelime haznesiyle kolay öğrenilebilir ingilizce.

ayrıca bir xportant -1 de benden.
0
nundu
(16.08.18)
xportant +1. dizi, oyun vs bunlar yardımcı olur ama tek başına ingilizce öğretmez. ingilizce bir bütün. konuşma, yazma, okuma, dinleme. bunların tepsini sadece oyunla ya da diziyle öğrenemezsiniz. bence bir insan toefl'dan 4 bölümün her birinden min. 20 alamıyorsa ingilizce eğitimi devam etmeli.

bir kelime öğrenmek bile emek istiyor. mesela "enthusiastic" kelimesi. bunu cümle içinde kullanabiliyorum yer gelince. doğru bir şekilde telafuz edebiliyorum, anlamını biliyorum ama yazılışını bilmiyorum. az önce google'dan baktım. sadece bu kelimenin yazılışını öğrenmek için bile zaman ayırmam gerek. hepsine böyle eğilerek öğrenmediyseniz bence de hakkıyla öğrenememişsinizdir.
0
black mamba
(16.08.18)
@travaller kelime nasıl kelime çalışıyorsun? bahsedebilir misin? benim en çok zorlandığım yerlerden biri. işin temeli olduğu için konuşma, yazmayı, okumayı da etkiliyor. oturup tek tek ezberliyor musun?
0
black mamba
(16.08.18)
@blackmamba

www.victoria.ac.nz

yukaridaki kitapta anlatildigi gibi kelime defterim var, yukaridaki kitabi da okumanizi tavsiye ederim.
0
Traveller
(16.08.18)
teşekkürler faydalı oldu. benim de benzer bir yöntemim var ancak biraz uzun bi yol değil mi? kelime defterine her gün 10 yeni kelime ekliyorum bunu ilk 3 gün boyunca tekrar ediyorum. yazma ve konuşma olarak kullanmaya çalışıyorum. faydalı oluyor ama günde 10 kelime az sanki. yılda 3650 kelime yapıyor. liste alıp tek tek ezberleyim diyorum bu sefer de anlamını biliyorum ama cümle içinde rahat kullanamıyorum.
0
black mamba
(19.08.18)
Aslinda kitaba gore ana dili Ingilizce olan bir kisi universite okursa 20 yasina kadar yilda 1000 kelime ogreniyormus. Yani bir lise mezunu kadar Ingilizce bilmek bizi ucurur. Kaynaklara gore 17 bin kelime bilmiyormusum, ancak sozcugun kokunu bildigimde ondan tureyen kelimelerle birlikte 21 bini geciyormus toplam kelime duzeyim.
0
Traveller
(19.08.18)
benim amacım kısa vadede toefl'a hazırlanmak aslında. 80 almak isteyen biri için ne kadar kelime gerekir? ilk hedef olarak oxford 3000 listesindeki öğrenmeye çalışıyorum. bunlar sanırım günlük hayatta fazlasıyla ihtiyacımı görür. ama yeterli olmaz değil mi? forumlarda görüyorum 10 bin kelime gerekir falan diyorlar. o yüzden az gibi geldi.

sen günde kaç kelime öğreniyordun?
0
black mamba
(19.08.18)
(1)

instagram sorusu

elastigirl
merhaba arkadaşlar. instagrama bilgisayardan fotoğraf yükleyebilmek için gerekli işlemi yapıp telefon simgesine tıkladıktan sonra da fotoğraf eklemek için gerekli yer çıkmıyor bilgisayarda neden olabilir. teşekkür ederim.
merhaba arkadaşlar. instagrama bilgisayardan fotoğraf yükleyebilmek için gerekli işlemi yapıp telefon simgesine tıkladıktan sonra da fotoğraf eklemek için gerekli yer çıkmıyor bilgisayarda neden olabilir. teşekkür ederim.
0
elastigirl
(15.08.18)
bilgisayardan instagram'a fotoğraf yükleyemiyorsunuz. gramblr diye bir program varmış, onu deneyebilirsiniz.
0
black holes in the sky
(16.08.18)
(6)

İngilizceyi geliştirmelik

naksidil
böyle flört sitesi olur, chat odası olur nerelere kayıt olmak lazım? maksat yazışıp, konuşup practice yapmak. birkaç yere üye oldum ama türkiye'den girdiğim için türkleri getiriyor önüme. ücretsiz üye olduğumdan da ben mesaj atamadım falan filan. neyse işte anladınız. neresini önerirsiniz? link?
böyle flört sitesi olur, chat odası olur nerelere kayıt olmak lazım? maksat yazışıp, konuşup practice yapmak. birkaç yere üye oldum ama türkiye'den girdiğim için türkleri getiriyor önüme. ücretsiz üye olduğumdan da ben mesaj atamadım falan filan. neyse işte anladınız. neresini önerirsiniz? link?
0
naksidil
(14.08.18)
duyuruda bu benim! hehe onceden penpallar vardi ama simdilerde eskisi gibi degil. yine de bi arastirabilirsin.
0
baldan kaymak
(14.08.18)
Chat seklinde istiyorsan discord gruplarina bakmani tavsiye ederim. Farkli amaclarla kurulmus bircok discord grubu var(yazilim gelistirme, oyun, spor vs.)
discord.me adresinden arama yapabilirsin.

Onun haricinde reddit'te ilgi alanlarina uyan subreddit'lerde takilabilirsin. Eger burada aktif olursan(yorum yazma, ozgun icerik uretme vs.) sadece okumaktan daha fazla faydasi olur.
0
leben
(14.08.18)
burasi yerine reddit
0
try again fail again fail better
(14.08.18)
Tandem, interpals
0
le jeune turc
(14.08.18)
cambly diye bir şey var yazışma için değil ama görüntülü konuşmak için gayet güzel ing geliştirmek için etkili. belki hoşunuza gidebilir.
0
ezkaza
(14.08.18)
speaky var ama biraz amatör, genelde araplar falan oluyor.
0
black holes in the sky
(14.08.18)
(2)

Hangi kitabı okusam anketi

syd barrett in kedisi
son günlerde don kişot, moby dick gibi klasikleri okudum. biraz bunların dışına çıkmak adına birkaç kitap almıştım yazarların oylamasına sunuyorum.https://www.strawpoll.me/16268118
son günlerde don kişot, moby dick gibi klasikleri okudum. biraz bunların dışına çıkmak adına birkaç kitap almıştım yazarların oylamasına sunuyorum.

www.strawpoll.me
0
syd barrett in kedisi
(14.08.18)
Kura çekip sıraya koy.
0
ne zaman emekli olacagim
(14.08.18)
burada kafanızı en rahatlatacak olan kitap çavdar tarlasında çocuklar'dır. iyi okumalar.
0
black holes in the sky
(14.08.18)
(1)

WhatsApp dünki sohbetlerim silindi

owaki
Durduk yere dünki sohbetlerim silindi, haftada bi yedekleme vardı çok da önemli Birşeyler yok ama neden öyle olduğunu merak ettim, ve geri almak için ne yapabilirim
Durduk yere dünki sohbetlerim silindi, haftada bi yedekleme vardı çok da önemli Birşeyler yok ama neden öyle olduğunu merak ettim, ve geri almak için ne yapabilirim
0
owaki
(14.08.18)
depolama alanınız azaldıysa onu yükseltmeye çalışın yoksa mesajlarınızı siliyor. isterseniz sohbet yedeğinden günlük yedeklemeyi ayarlayın.
0
black holes in the sky
(16.08.18)
(3)

Turkce ogretmenligi hakkinda

serstoney
Oncelikle selamlar abilerim,ablalarim. Saglik meslek lisesinden bu sene mezun oldum. Sinava pek calisamadim ve tercih alanlarim biraz kisitli.Sozelde siralamam 67k ve yasadigim sehre yakin olan KKU Turkce ogretmenligini 1.tercih olarak dusunuyorum. Bolum hakkinda dusunceleriniz nelerdir? Gelebirligi
Oncelikle selamlar abilerim,ablalarim. Saglik meslek lisesinden bu sene mezun oldum. Sinava pek calisamadim ve tercih alanlarim biraz kisitli.

Sozelde siralamam 67k ve yasadigim sehre yakin olan KKU Turkce ogretmenligini 1.tercih olarak dusunuyorum. Bolum hakkinda dusunceleriniz nelerdir? Gelebirligi var midir? Tesekkurler, saygilar.
0
serstoney
(12.08.18)
kimsenin fikri yok mu ya?
0
🌸serstoney
(12.08.18)
Tercih hakkında bir fikrim yok ama üzerine bir de yabancı dil olarak türkçe eğitimi yüksek lisansı da düşünmeni öneririm. Mevcut göçmen nüfusu ve yabancılara türkçe öğretiminin gereksinimin artması, ileride bu alanı daha da kıymetli yapacak.
0
idonthaveatvset
(12.08.18)
Öncelikle eğitim hayatınızda başarılar.
Sanırım şu an en çok atanan öğretmenliklerden biri Türkçe öğretmenliği. Tabi dört sene içinde neler değişir, ataması nasıl olur bilemiyorum.
Bence mesleği gerçekten yapmayı istiyor musunuz, buna karar verin. On-on dört yaş arasındaki çocuklarla anlaşabilecek misiniz, sözleşmeli öğretmenlik sistemi devam ederse altı sene nereye atanirsanız orada kalabilecek misiniz, gerçekten istiyor musunuz?
Alacağınız eğitim tabi ki önemli ama sonuçta orada öğrendiğiniz teorik bilgilerin çoğunu ortaokul çocuğuna anlayamayacaksınız. Belli başlı üniversitelere gitmediğiniz sürece öğretmenlik için üniversitenin çok bir şey değiştirdiğini düşünmüyorum.
KPSS var bir de. Ola mı atamadınız, özel okullarda asgari ücretten biraz fazla maaş sunacaklar belki size, ücretli öğretmenlik ondan daha vahim.
Sıralamalar hakkında bir bilgim olmadığı için o sorunuza yanıt veremeyeceğim.
Gerçekten istediğiniz mesleği yaparsınız umarım.
0
black holes in the sky
(13.08.18)
(15)

köye yerleşeyim mi?

lenin benim amcam olur
istanbul doğumluyum. 25 yaşındayım. bir türlü yapamadım şehirde. ekonomik olarak idare etsem de kent hayatına alışamıyorum. arkadaşlar köye gittiğinde onlarla gidince orada geçirdiğim zaman resmen mutlu ediyor. dönmek istemiyorum. editörüm. çeviri de yapıyorum. kenarda bir beş-altı bin liram var. ed
istanbul doğumluyum. 25 yaşındayım. bir türlü yapamadım şehirde. ekonomik olarak idare etsem de kent hayatına alışamıyorum. arkadaşlar köye gittiğinde onlarla gidince orada geçirdiğim zaman resmen mutlu ediyor. dönmek istemiyorum.

editörüm. çeviri de yapıyorum. kenarda bir beş-altı bin liram var. edirne'de bir köyde kira ve faturaların toplam 300 lira tuttuğu iki katlı bir ev baktım geçen gidip. oraya yerleşip yine çeviri ve editörlükle çok rahat yaşarım. ayda bir iki kez gelip kadıköy'de takılırım yine diyorum atla deve değil.

ne diyorsunuz?
0
lenin benim amcam olur
(11.08.18)
İş ve sosyal açıdan istanbul' a bağımlı değilsen bunlarsız da pekala yaşayabileceksen durma git yerleş.
0
Amaranta ursula
(11.08.18)
İmrendim valla, hiç durma yerleş derim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.08.18)
bence olmaz. bu tarz şeyler kolay değil. köyde yaşayanlar da şehire gitmeye çalışıyor. gençsin daha şehirde tutunmaya çalış. köye 10 yıl sonra da gidersin. ama şu an şehirde tutunmak için yapabileceklerini 10 yıl sonra yapamazsın. bu tarz şeyleri herkes söylüyor da gerçeğini yapmak kolay değil. mantıklı da değil. köyde hiçbir şey yok. hayat yok. bence şehiri zorla. çünkü gidersin 3 yıl sonra sıkılırsın o saatten sonra şehirde tekrar tutunmaya çalışmak daha da zorlaşır.
0
black mamba
(11.08.18)
köyde yaşamak sadece köyde bir evde yaşamak olarak algılanmamalı bence.

çünkü çeviri yapmak, yazı yazmak senin mesleğin işin bittiğinde bir sosyal hayatın da olmalı.

iş dışındaki yaşamını değerlendirmen gerekiyor, mesela bağ-bahçe ile uğraşmayı seviyor musun, tutacağın evi bahçesi var mı?

insanlarla iletişime geçmen gerekiyor, köylülerle iletişimin iyi midir, uyum sağlayabilir misin?

istanbul'da olup köyde olmayan vazgeçemeyeceğin şeyler var mı, sevgili, manzara, sevdiğin bir restaurant, bar, kafe, insan herhangi bir şey.

tüm bunları değerlendirdikten sonra hala sorun yoksa tabii ki gidilir.

ama black mamba'nın dediği gibi bu iyice romantizm olmaya başladı, sanki köyde yaşamak matah bir şeymiş gibi, önemli olan gerçekten oraya uygun bir yaşam tarzın var mı?
0
ocanal
(11.08.18)
Edirnede ne işin var o zaman? O 300ü bir şekilde 800 yap, muglanin bir köyüne git.
0
retiredcolonel
(11.08.18)
Git abi. Bizim köyde su parası yok, 5 tane buzdolabının çalıştığı eve elektrik faturası 100 lira falan geliyor. Fatura derdi yok. Onun dışında sahiden su içtiğini anlıyorsun, gece kaçta yatarsan yat, kaç tane içmiş olursan ol sabah dinç kalkıyorsun. Ben de seviyorum gidince gelesim gelmiyor ama yaşayabilirim diyorsan git.

Zor yanlarını yazmadım :)
0
eazy
(11.08.18)
İki - üç ay deneyecek şekilde geçici bir plan yap, önce gidip biraz orayı yaşa.

Sonra zamanı artırırsın, istersen temelli gidersin.

Köy hayatı şehirden daha sosyal olmanı gerektirebilir. Orada bireycilik sökmez. Gittiğin yerde iyi ilişkiler kurarsan tutunman daha kolay olur. Buna karşılık topluluk içinde barınmak için biraz siyaset yapman gerekebilir. Mesafeyi baştan iyi belirlemen gerek. Mutlaka dedikodular da olacaktır. Dışarıdan gelen biri olarak aralarına hızlı giremeyebilirsin, uyum sağlayamayabilirsin.

Bugün, yıllar sonra ailesiyle şehirden köye döndüğünü söyleyen bir müşteri geldi. Oğlu okulunu bitirmiş vs. Dedi ki köyde yaşıyoruz diye oğlana kız vermiyorlar. Yani kızlar köye gelin gitmek istemiyormuş.

İstersen önce senle benzer fikirde birini bul, onla birlikte göçün. Yine önce dönemsel olarak gidin, biraz hayatı deneyimleyin. Sonra daha uzun vade planlar yapın. Hemen temelli karar vermeyin.

ek: Bu müşteri köye döndüğünden beri ev almış, araba almış, borcu harcı kalmamış... maddi manevi çok daha iyi olduğunu da söyledi. Şimdi tek dertleri oğlanı evermekmiş : )
0
idexo
(11.08.18)
Valla olabilir. Yalnız kışın soba yakması falan onları da düşünün. Yazın köy yeri kolay olsa da, kışın yollar izler çamurdan kardan geçilmeyebilir. Tuvalete gitmek bile zor gelir sobalı odadan/evden çıkıp. Yani tüm olasılıkları zaman dilimlerini düşünün.
0
rosencruz
(12.08.18)
köye değil de antalya, eskişehir gibi nispeten ucuz şehirlere yerleşebilirsin. daha mantıklı bence. şehrin imkanlarını sunan ama ucuz olan birçok yer var.
0
black mamba
(12.08.18)
Iyi dusunmekte fayda var cunku ikide bir su kesiliyor, elektrik kesiliyor. Issiz ve merkez bi yere gitmek icin ulasim cok yetersiz ozel araciniz yoksa sorun olabilir. Saglikla ilgili bi durum yasarsaniz daha fena. Merkez bi yer degilse mutfak masrafiniz pahaliya mal olabilir. Bunlarin disinda oldukca rahat ve huzur verici tabii.
0
superfluid
(12.08.18)
Merkeze ya da en azından şehre görece yakın yolun düzgün olduğu bir yer lazım yani köy nüfus olarak büyük değilse. Çünkü her boku dışarıdan alıp gelmen gerekebiliyor.

Araban var mı mesela bu da önemli bir mevzu. Yol masrafı olacak illa ki. Köyde yaşanır. Düzgün bir internetin de olduğu sürece işini yapabileceksin anlaşılan. Ama bunları da dikkate alman lazım.
0
kljgslsdkjsd
(12.08.18)
Konforu arttıracak bir şey söyleyeyim, imkan varsa, evi satın aldıysanız falan iyi bir yalıtım yaptırın + inverterlı güzel bir klima taktirin. Kışın sizin en büyük yardımcınız olabilir.
0
kisa
(12.08.18)
Ege, Akdeniz taraflarına falan gitmeyi düşünürsen beni de al yanına.
0
redskull
(12.08.18)
Bazı köylerde bakkal dahi olmuyor. Tuvalet bile dışarıdadır hala çoğu köy evinde.
İstanbul'da belki zihnen çok yoruluyorsunuz ama köyde de bedenen yorulacaksınızdır. Şehirde her şey elinizin altındayken köyde öyle bir fırsatınız olmayacak.
Telefonun çekmediği yerler hala var, işinizi internet üzerinden devam ettireceğinizi düşünerek internet bağlatmak sıkıntılı olabilir.
Ama yedi yirmi dört çeviri yapmayacağınıza göre kendinize başka meşgaleler edinmeniz gerekebilir. Muhakkak siz de düşünmüşsünüzdür ama hayvan bakabilirsiniz ya da bahcenize ufaktan bir şeyler ekebilirsiniz.
Yine de sizin kararınız. Toplu düzeninizi bozup hiç bilmediğiniz bir yerde yeni bir hayata başlayacak olan sizsiniz. Yeni kurduğunuz düzeni de bozup tekrar şehre dönmemiz de icap edebilir.
Umarım sizi mutlu edecek kararı verirsiniz.
0
black holes in the sky
(13.08.18)
bu gibi durumlarda hep şunu sorarım
-olmazsa ne olur?
senin durumunda hiç bir şey olmaz en kötü döner devam edersin, git arkana bakma
0
hopp
(13.08.18)
(1)

Müzik videosu hazırlama

yarasiz yuz
selam gençler. en iyi 10 solo, riff, cart curt şeklinde videolar hazırlamak istiyorum ancak bu alanda hiç tecrübem yok. açıkçası daha önce tek bir video bile hazırlamadımmm :( sizce bu iş için en uygun program hangisi? yapacağım tek şey şarkının belli bir kısmını kesip öyle öyle birleştirmek. arkapl
selam gençler. en iyi 10 solo, riff, cart curt şeklinde videolar hazırlamak istiyorum ancak bu alanda hiç tecrübem yok. açıkçası daha önce tek bir video bile hazırlamadımmm :( sizce bu iş için en uygun program hangisi? yapacağım tek şey şarkının belli bir kısmını kesip öyle öyle birleştirmek. arkaplanda sadece resim olur zaten. yani anlayacağınız öyle çok ayrıntılı güçlü bir programa ihtiyacım yok. ve eğer biliyorsanız önerebileceğiniz bir eğitim videosu varsa hoj olur. teşekkürler şimdiden mcks.
0
yarasiz yuz
(11.08.18)
ben o tarz işler için sony vegas pro 13 kullanıyorum. sony vegas pro dersleri derseniz zaten birçok video çıkar karşınıza.
0
black holes in the sky
(16.08.18)
(8)

uzak durulası kitap çevirmenleri

hononu
var mı böyle mimlediğiniz çevirmenler? Bu ismi gördün mü alma dedikleriniz. Ben mesala dost körpe'nin çevirisi olan fahrenheit 451'i okumaya başlayayım dedim. gerçekten okurken bir çok yeri tekrar tekrar okumak zorunda olduğumu fark ettim. Sonra böyle bir entry'e denk geldim.https://eksisozluk.com/e
var mı böyle mimlediğiniz çevirmenler? Bu ismi gördün mü alma dedikleriniz. Ben mesala dost körpe'nin çevirisi olan fahrenheit 451'i okumaya başlayayım dedim. gerçekten okurken bir çok yeri tekrar tekrar okumak zorunda olduğumu fark ettim. Sonra böyle bir entry'e denk geldim.

eksisozluk.com
0
hononu
(08.08.18)
Dost Körpe'yi ben de sevmiyorum, farklı çeviri yapmak öyle fantastik cümleler kuruyor ki kitabı yeniden yazıyor adeta, Fahrenheit 451'i Zerrin Kayalıoğlu çevirisiyle de okudum, arada muazzam farklılıklar var, o nedenle Dost Körpe'ye pek bulaşmamakla birlikte genel olarak İthaki Yayınları'nın bütün çevirileri böyle oluyor.
0
angelus
(08.08.18)
+1 angelus
ithaki yayınlarının 4-5 kitabını okumuşumdur hatırlıyorum hep imla hatası, çeviri hatası ile karşılaşıyordum.
örneğin
cesur yeni dünya
fahrenheit 451
ara dünya aklıma gelenler
biz(yevgeni zamyatin) ilk aklıma gelenler
kapakları güzel ama.
0
çılgındünya
(08.08.18)
mikahakkinen
(08.08.18)
yigit bener degil.
0
ubi dubium ibi libertas
(08.08.18)
sorun cevirmen mi bilmiyorum ama rus edebiyatini cok seven birisi olarak budala'yi (leyla sener cevirisi) bitiremiyorum. cok yavan geliyor, akmiyor resmen. baska cevirisini okumadim, henuz orijinaliyle karsilastirip camur atacak duzeyde ruscam da yok ama hic okunmuyor yani. imla hatalari da girla.
0
der meister
(08.08.18)
mustafa bahar, elanur bahar ve bunlarla alakali yayinevleri.
kum saati yayinlari, iskele yayinlari, beyaz balina yayinlari ve benzerleri.

bu kisilerin var oldugu bile supheli. zaten ikide bir isim degistiriyorlar. cok ucuza satilan dunya klasikleri bu klasmanda. bedava bile olsa alma, uzak dur. kitap okumaktan sogursun.

bunu fark ettikten sonra is bankasi, iletisim, varlik gibiler haricinde dunya klasikleri okumadim.
0
tabudeviren
(08.08.18)
iyi yayınevleri iyi çevirmenlerle çalışıyor zaten. bazı yayınevleri intihal yaptığı için çevirmen adı bile vermez ya da gerçekte olmayan birini adını verirler. tavsiyem ahmet cemal, sabahattin eyüboğlu, erdoğan alkan, mina urgan, roza hakmen(soyadı yanlış olabilir), nihal yaluza tulay gibi isimleri okumanız.
0
black holes in the sky
(08.08.18)
Daha önce de yazmıştım, öncelikle çevirmen adı vermeden Türkiye'de çevrilen bilimkurgu kitaplarının yüzde 80'inin berbat bir çeviriden çıktığını söyleyebilirim. Bradbury, Philip K. Dick, Zamyatin, Douglas Adams'in şu anki çevirileri öyle. Birkaç çevirmen adı vermem gerekirse de Sıla Okur, Defne Akçınar(Allah'tan bir tane çevirmiş), Mehmet Harmancı, Berna Kılınçer(Otostopçu çevirileri kesinlikle berbat) gibi isimleri verebilirim. Ayrıca Bilgi Yayınevi'nden çıkan bütün Hemingway kitaplarını da rahatlıkla buna dahil edebilirim.
0
tzoey
(06.09.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.